İklim Kanunu taslağının geri çekilmesi, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
2038’de Zirve, 2053’te Net Sıfır Hedefi
Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki ulusal katkı beyanına göre 2038 yılına kadar emisyonlarını artırmaya devam edecek, bu tarihten sonra mutlak azaltım sürecine geçecek. Çevre Yüksek Mühendisi Can Avşar’a göre, İklim Kanunu’nun geri çekilmesi eleştirileri beraberinde getirse de sürecin yeniden yapılandırılması için önemli bir fırsat doğuruyor.
Emisyon Ticareti ve Sanayiye Etkisi Gündemde
Avşar, geri çekilen düzenlemenin sınırlı kapsamda olduğunu ve Türk Emisyon Ticaret Sistemi’ne (ETS) odaklandığı için eleştirildiğini belirtti. SKDM’nin (Sınırda Karbon Mekanizması) 2026’da devreye girmesiyle enerji, çimento, demir-çelik gibi sektörlerin AB pazarında mali baskıyla karşılaşacağına dikkat çekti. Bu süreçte karbon fiyatlama sistemiyle sanayiye kaynak yaratılması gerektiğini ifade etti.
Avşar ayrıca, yeni düzenlemede sadece ekonomik değil, çevresel ve sosyal sorumlulukları da içeren, sahada uygulanabilir stratejiler belirlenmesinin kritik olduğunu vurguladı.

Türkçe
English
Deutsch






